Ana içeriğe atla

Gece Gece Bana Uzun Geldi De Siz Bi Okuyuverin :)

Diploma dedikleri bir kağıt parçası için, tüm gençliğimizi vermemizi istiyorlar. Her sabah uyandığımız uykumuzdan, anlamadığımız derslerden ve ileride ihtiyacımızın olmayacağı konuları öğrenme zorunluluğumuzdan güç alıyormuşsunuz gibi bir haliniz ve bizim de sanki baştan yanlış kurulmuş bu sistemde, hayata yorgun gözlerle bakmaya mahkum edilmişiz gibi bir halimiz var. Biz geleceğin mühendisleri, avukatları, doktorları, öğretmenleri, mimarları. Hiçbirimize mesleğimizde f(x) sorulmayacak, hiçbirimize kanın yapısındaki mineraller, polinomlar, hiçbir aracın ivmesi, verilen gazelin zihniyeti, karşıdaki açının trigonometrik denklemleri sorulmayacak. Denkleştirmemiz gereken tepkimeler de olmayacak, eksenin eğik olmasının sonuçları da istenmeyecek. 20 sene sonra dönüp de baktığımızda hiçbirini hatırlayamayacağımız. Onca şey için bu kadar eziyet çekerken, sabahlara kadar çalışıp anlamadığımızda kendimizi salak gibi hissederken ve sırf bize verilen zeka, bunları anlamaya uygun olmadığı için karnemizdeki notlarla küçük düşürülürken kimse bize iyi bir insan olmanın önemini, yaşamanın ne kadar güzel olduğunu öğretmiyor. Belki öncelikleriniz daha şerefli olsaydı bu kadar çok ölümün, savaşın, kanın, vahşetin olduğu bir dünyada yaşamazdık. Bazı değerlerinizden vazgeçeli o kadar uzun zaman olmuş ki, maddiyatın ötesine geçen hiçbir şeyi göremiyor, idrak edemiyorsunuz. Ve bizleri de kendiniz gibi mutsuz robotlar yapmak istiyorsunuz. Mesleğim de, kazanacağım para da bana bu yaşımı geri getirmeyecek. Bir daha genç olamayacağım. Ve ilerde dönüp geçmişe baktığımda, mutsuz ama takdir belgeleriyle, yüksek notlarla dolu olmaktan çok, dolu dolu yaşanmış, gülümseyerek hatırlayacağım, ayrıntılarla güzel anılarla dolu bir geçmişim olsun istiyorum. Çok mu şey istiyorum? Türkiye'de bir gencin isteyemeyeceği kadar çok. Bazen düşünüyorum. Sınavlarda alacağımız puanla, net sayımızla değerlendirilmeyi hak edecek ne yaptık?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Project: AutoPlan

PROJENİN AMACI : Bilgisayar ortamında mimari projeden otomatik olarak elektrik tesisat projesini çizdirmek. PROJENİN HEDEFLERİ : Bilgisayar ortamında mimari projeden elektrik tesisat projesini çizdirip, zamandan tasarruf sağlamak. Mimari bir proje çizilerek, üzerine elektrik tesisatını otomatik çizen program. PROJENİN SÜRESİ : 4 Ay PROJENİN SONUÇLARI : Elektrik tesisat projeleri üzerine çalışan insanların işlerini kolaylaştırmak, çizimde insan hatalarından kaynaklanan yanlışlıkların önüne geçmek. KAYNAKÇA : Elektrik-Elektronik Tek. alanı aydınlatma projeleri modülü. Şimdi Microsoft Visual C++ Öğrenin (Chuck Sphar) kitabı. Download :  Autoplan Setup PROJENİN ÇALIŞMASI HAKKINDA GENEL BİLGİLER Bu projede kat planı çizilen binanın, elektrik tesisat planını otomatik olarak çizebilecek bir yazılım geliştirmeye çalıştım. Böyle bir program kullanıcılara rahatlık sağlar ve önemli oranda zaman kazandırabilir. Bu programın çalışabilmesi kat planından çıkarabileceği ipuç...

Hatırlamayı Kolaylaştıran Akıllı Manevralar

Hafıza bilgileri kaydetme (kodlama), saklama, hatırlama ve tanıma sürecidir. Hatırlarken beş duyumuzu (görme, işitme, dokunma, hissetme, koklama ve tat alma duyularını) tam kapasiteyle kullanırız. Görmek ile gözlemlemek, duymak ile işitmek, anlamak ve yapmak arasında büyük bir fark vardır. Bu fark, hatırlama yeteneğimizin derecesini belirler. Hatırlamak öğrenmek değildir. Ancak öğrenmek büyük ölçüde hatırlamayı gerektirir. Hatırlama bir süreçtir, öğrenme ise girişilen bir deneyimden elde edilebilecek bir sonuçtur. Hafıza kapasitesi artırılıp geliştirildiğinde öğrenme kapasitesi de büyük ölçüde gelişir. 1) Netleştirme ve tanım: Hafızayı geliştirmenin en iyi yollarından biri, geleceğe yönelik planlar, hayaller ve düşünceler gibi içsel görüntülerin detaylı ve net tanımlarını yapmaktır. Böylece detaylı görsel imajlar yaratılır ve tanımlama becerisine yönelik alıştırma yapılır. 2) İlişkilendirme (bağlantı kurma): Yeni bilgileri daha sonra hatırlamak için her bilgiyi hafızada bulun...

Larry Page ve Sergey Brin Google Girişimciliği

Garajda kurulan Google, bugün internet denilince akla ilk gelen web sitesidir. Akıllı telefon denilince akla ilk gelen Android işletim sistemidir. Şirketin kurucuları Larry Page ve Sergey Brin tanıdık bir arkadaşları vasıtasıyla ilk tanıştıklarında anlaşamazlardı. Birçok konuda fikir birliği kuramazlardı. İkili Stanford Üniversitesinde doktora yapıyorlardı. Google’dan önce Larry Page Stanford’ın tüm ağını bilgisayara indirebiliriz iddiasını ortaya atmasıyla ilk projelerine giriştiler. Verdikleri süre dolup üzerine aylar geçmiş olsa da ikili ağın yarısını bile indirememişlerdi. Bu indirme yöntemi aslında Google arama motorunun temellerini oluşturuyordu. İkili 1996 yılında ellerindeki bilgileri daha faydalı bir iş için kullanmaya karar vererek BackRub adında bir arama motoru kurmaya karar verdiler. BackRub’ı Sergey’in yurt odasında kurmaya başlarken, bir yandan da kendilerinin geliştirdiği arama teknolojisini bilgisayar bölümünden arkadaşlarına anlattılar. Arkadaşları bu fikri çok beğenm...