Ana içeriğe atla

Yorgunluğu Azaltmanın Yolları

"Sabahları uyanıp işe gitmek istemiyorum", "Akşam olunca bir halsizlik çöküyor" diyor musunuz?

Bunlar son zamanlarda çevremizdeki insanlardan sıkça duymaya alışık olduğumuz cümleler… İş yoğunluğu, koşuşturmalı büyük şehir yaşamı ve mevsim geçişi derken günlük tempomuzu düşüren kronik yorgunluk özellikle kadınları olumsuz etkiliyor.

Oysaki; kolayca uygulanabilecek sağlıklı beslenme programı ve yaşam tarzınızda yapacağınız küçük değişikliklerle yorgunluğunuzu üzerinizden atmanız mümkün. Diyetisyen Yeşim Çelik, kadınların kabusu olan kronik yorgunluktan korunma yolları hakkında bilgi verdi.

Yeterli ve dengeli beslenme yorgunluğunuzu alır

Yorgunluğun pek çok sebebi olabilir. Kansızlık, enfeksiyonlar, karaciğer, kalp ve böbrek yetmezlikleri, vitamin ve mineral eksiklikleri, metabolik bozukluklar (hipoglisemi), hormonal problemler (Hipotiroidi, böbrek üstü bezi yetmezliği), kanser gibi ciddi sağlık sorunlarında yorgunluk bazen ilk işarettir. Yorgunluk, tekrarlayan ve uzun süren stresin, uyku problemlerinin, depresyon ve diğer bazı psikolojik sorunların sonucunda da oluşabilir. Alkol ve sigara kullanımı, yorgunluktan korunmak için kullanılan uyarıcılar ve bazı ilaçlar ve daha da önemlisi beslenme yanlışları yorgunluğun başlıca nedenlerindendir. Yeterli ve dengeli beslenme, yorgunluğu önlemenin en önemli yollarından birisidir. Öğünlerinizde dikkat edeceğiniz birkaç küçük kural kendinizi zinde hissetmenizi sağlayacaktır.

Yumurta ve kırmızı et demir eksikliği kaynaklı yorgunluğu önler

Yorgunluğun temel nedeni demir eksikliğine bağlı kansızlıktır. Kadınlar da daha sık gözlenen kansızlığı önlemek için haftanın belirli günlerinde demir içeriği yüksek olan yumurta tüketilmelidir. Haftada 2-3 kez kırmızı etin yanında mutlaka demirin vücut tarafından kullanımını artıran C vitamini içeren sebze ve meyvelerin tüketilmesine özen gösterilmelidir. Çok koyu çay ve kahve tüketimi demir emilimini azalttığı için yemekten hemen sonra tüketilmesi önerilmemektedir. Kuru meyvelerin demir içeriği yüksektir. Ara öğünlerde kan şekerinin dengelemesi açısından tüketilmesi önemlidir.

Yorgunluğunuzu azaltmak için;

1. Öğün atlamamaya özen gösterin.
2. Az ve sık yiyin.
3. Beyaz rafine dilmiş tahıllar yerine; tam buğdaylı, çavdarlı, yulaflı ve kepekli rafine edilmemiş tahılları ve besinleri tercih edin.
4. Gün içerisinde 8-10 bardak su içmeye özen gösterin.
5. Spor yapıyorsanız ya da çok kalori sarf edip terliyorsanız soda ve taze sıkılmış meyve suları tüketin.
6. Yağlı besinlerden mümkün olduğunca uzak durun.
7. Özellikle akşam yemeklerini sebze ağırlıklı olmasına dikkat edin.
8. Alkol tüketimini mümkün olduğunca azaltın.
9. Kızartmalardan uzak durun, bunların yerine fırında haşlama, buğulama tercih edin.
10. Kendinizi yorgun hissettiğinizde muz, çilek veya kivi tüketin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Basit ve Dinamik Disk Nedir? Birbirine Nasıl Dönüştürülür?

Sabit diskler Windows 2000 işletim sistemine kadar sadece temel disk (basic disk) olarak ayarlanabiliyordu. Temel disk en fazla 4 birincil bölüm (primary partition) veya 3 primary ve 1 genişleyebilir bölüm (extended partition) şeklinde yapılandırılabilir. Bir temel diskte sadece 1 tane extended partition oluşturulabilir ve sadece primary partitionlara işletim sistemi kurulabilir. Windows 2000 ile gelen dinamik disk teknolojisi, Windows 2000 den sonraki tüm Windowssürümlerinde kullanılabilmektedir. Dinamik disk kavramıyla bölüm (partition) kavramı yerinihacim (volume) kavramına bırakmıştır. Dinamik disklerde, temel disklerde olduğu gibi bir sınırlama yoktur. İstenildiği kadar volume oluşturabilir, temel disk istenirse dinamik hale getirebilir ve bu işlem esnasında herhangi bir veri kaybı yaşanmaz. Fakat dinamik diskler temel diske çevirildiğinde bir veri kaybı söz konusu olacaktır. Temel diskin bilgileri kayıt defterinde tutulur. Dinamik diskin bilgileri kendi üstünde tutulur.

GASoft MathOperations.msi

Parantezli ve içiçe yazılmış matematiksel işlemleri hesaplar. https://github.com/gursuasik/MathOperations

Einstein'in Rölativite Kuramına Bakış

Bu yüzyılın başlarında kuramsal fizikte altın çağ başladığı zaman, adı henüz bilim dünyasında duyulmamış bir fizikçi vardı. Bu, Annalen der Physık’in 1905 tarihli sayısında fotoelektrik olayı, Brown hareketi ve özel görelilikle ilgili ünlü üç çalışmasını birden yayınlayarak üne kavuşan Albert Einstein’dır. Onun fizikteki hayat boyu çalışmaları bilimin felsefesi ve yöntemleri üzerinde büyük etki yaptı. Einstein’ın kendisi bilimci filozoftu. Bu yüzyılın başlarında kuramsal fizikte altın çağ başladığı zaman, adı henüz bilim dünyasında duyulmamış bir fizikçi vardı. Bu, Annalen der Physık’in 1905 tarihli sayısında fotoelektrik olayı, Brown hareketi ve özel görelilikle ilgili ünlü üç çalışmasını birden yayınlayarak üne kavuşan Albert Einstein’dır. Onun fizikteki hayat boyu çalışmaları bilimin felsefesi ve yöntemleri üzerinde büyük etki yaptı. Einstein’ın kendisi bilimci filozoftu. O, hayranlık uyandırıcı bir şekilde felsefeyi kullanarak bugün modern bilimin önemli bir kısmı olan buluşlarını